1 Ekim 2011 Cumartesi

Gelip giden 'düş'ünceler..


Uzun zamandır ‘kelimelerin yetersizliğine’ sığınıp, sustum kaldım. Oysa ana dilim hala sekiz sesli, yirmi bir sessiz harften oluşuyor. Ne eksin, ne de fazla hala aynı.. Yirmi dokuz harf işte.. Derdim kavram karmaşası mı? Sanmıyorum.. Kavramlar her zaman ki öznelliği ile aynı karmaşanın içinde. Peki, ne benim derdim? Neden sustu kelimelerim, neden kurudu kalemim? Belki de kuruyan kalbim.. Dudaklarımın kenarları da kurudu zaten. Krem falan hak getire.. Kız kurusu oldum çıktım:)  Canım acıyor. Ee sahil şehrinin hassas kalpli kızı olmak kolay değil. Soğuk havaya dayanamıyor tenim.. Ya soğuk şehirlerin sert bakışlı, yumuşak kalpli adamları? Bilemedim. Karıştı aklım. Çok hızlı düşünüyorum yine.. Düşünceme dayanabilir mi düşlerim? Sanırım yetersizleşen hislerim. Belki de büyümek bunun adı.. Bak bunu hiç bilemedim :)) Şüphe, çıksan artık içimden.. Bebeklik yadigarısın bana biliyorum ama, ee bir huzur versen..