10 Kasım 2011 Perşembe

Ata'yı Anarken..


Yıllar önce ‘memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.’ demişti, Mavi Gözlü Dev..  Orta okuldayken tarih derslerinde öğretilen ‘ileri görüşlülüğünün’  kanıtı oldu, seksen dört yıl sonra, bu gün, bu satırlar..

Şimdi Allah’ın adına sığınanlar ile O’nun gölgesine sığınanlar koltuk savaşında.. Hangisi haklıdır, hangisi haksızdır diye onları izlerken, belki eleştirirken atladığımız çok önemli bir şey var. Hiç birinin Atatürk’ün gençleri olmayı hak etmediği.. Hatta hiç birimizin Atatürk’ün gençleri olmayı hak etmediğimiz...


Kim bilir nasıl da huzursuzdur uyuduğu yerde.. Dişiyle, tırnağıyla kurtardığı ülkesini emanet ettiği gençliği izledikçe, gökyüzündeki yerinde nasıl da hayal kırıklığına uğruyordur. Belki de Tanrı ile dertleşiyorlardır. -Tanrı demişken, küçükken Mavi Gözlü Dev’i Tanrı zannederdim ben.. Zaten Tanrıcasına var etmedi mi bu ülkeye ait her şeyi?-


Bu gün onu kaybedişimizin yetmiş üçüncü yılı.. Çelenkler ile, törenler ile anacağız yine O’nu.. Hatta bir kaçımız gözyaşı dökecek. Ama yarın hepsi bitecek. Yarın hiçbir şey hatırlamayacağız. Ne aklımıza bu ülke için harcanan emekler gelecek ne de O’nun bizden bekledikleri…


Ben bu gün Mavi Gözlü Dev’i anarken, onun için dua ederken bir kere de Gençliğe Hitabesini okuyalım diyorum.. Okuyalım ki hatırlayalım, hatırlayalım ki bu toprakların değerini bilelim ve bu topraklara sahip çıkalım.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder